13 Ocak 2018 Cumartesi

Kendilik

İnsanoğlu masum değildir hiçbir eyleminde .Yaşamanın ötesinde arzuları olan varlık , kendini kitap sanan boş bir sayfa , kendini cümle sanan kör bir nokta , dünyayı kibrin ve bencilliğinle sen bu hale getirdin! İnsanın olduğu yerde insan olmak zor , hayvan olmak çok zor , bitki olmak bile zor , kısacası insanın olduğu yerde varolmak çok zor.Olduğu yerde kök salan insanlar mı daha şanslı, yoksa rüzgarda savrulanlar mı ? ben kök salamadığımdan merak eder dururum..İnan ki kimse anı yaşayabilenler kadar mutlu değil..İnsanı hiç terk etmeyen , en iyi dost ; yalnızlık..Acizlik hissi veya kötü bir durum değil, aksine ruhunu, yüreğini,evreni dinleyebildiğin ve bir çok kişinin yoksun olduğu bir hazine..

Gösteri havuzunun yunusu gibi , akvaryumda balık sürüsü gibi yerimi hep yadırgadım . Özümü hatırladıkça üzüldüm , üzüldükçe daha çok yoruldum . Özledim içinde doğduğum , tadını tuzunu bilmediğim kendime ait suları. Kendim gibi olmadıkça yoruldum aslında .
Doğa beni kendisine karşılık vermeye zorluyor. Her çiçeğine karşılık içimden bir çiçek , ılık esintilerine karşı ciğerimden ılık bir nefes istiyor. Doğa sunduğu herşeyi yaşamaya zorlayarak bana şiddet uyguluyor.Diyor ya ''Biz büyüdük ve kirlendi dünya'' bırak bizi kirleten doğanın çamuru,tozu,suyu olsun.

Bir dönüp doğaya bak,kendi imkanlarıyla doğuyor güneş;kar eriyor diye yargılamıyor kendini. Milyonlar bir araya gelse cemreyi kışın ortasına düşüremiyor mesela.Gökkuşağı biz istiyoruz diye görünmüyor, atlar jokey istedi diye yarışıyor ama gönülleri yok ,kuşlar insanlar istedi diye kafesleniyor ama bağımlılıkları yok. Arkasından konuşulanlar yüzünden uykuları kaçan kedi yok,beni ayıplamasınlar diye farklı davranan köpek yok,kendilik ve kabul var doğada..

Bırak çirkinlikleri,dön özüne.Özün doğada!!

9 Ocak 2018 Salı

Yaşa

İnsanın kendisine duyduğu saygı arttıkça kendisine yapılan saygısızlığa tahammülü o oranda azalıyor.Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gideceğim..Yaşanılananlar, görülenler ve ögrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.

Hayatın peşine düş yarın değil bugün! Seni senden başka özgürleştirecek kimse yok..Hani yıldızlar yanıp sönerken,hani bir yıldız kayar da insan,hani bir telaş duyar ya birden, işte öyle birşey..Gökyüzü gibi bişey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor..

Gençliğimin en güzel parçasındayım. Ne büyüyebildim, ne çocuk kalabildim. Sürekli hayatın dönüm noktalarındayım düz yola girmişliğim henüz görülmedi. Herşeyden hem hiçim, hem de çok..Sabrın,sevginin,aşkın ya hepsi oldum ya hiçbiri, hiç birşeyin ortasını bulamadığım gibi ne kenarını tutabildim ne köşesini.Ne hesaplar yaptım, ne planlı yaşadım,ben hep hissettim,sadece hissettim. Duyguların rengini görür, tadını alırım. Akla kör, mantığa yabancıyım.

Dünyayı içten içe, içi geçmiş bir elma gibi çürüten şey içine sevgi düşmemiş insanların varlığı.Tüm hastalıklara çare bulmuşken sevmeyi bilmeyen insana karşı çaresiziz,yeryüzünün son şansı sevmekten geçecek bahsettiğim sevmek kendini sevmek, evreni sevmek, yaşamı sevmek,öldürmeden yaşatmayı sevmek..

Şairin dediği gibi bir mısra daha yazsak herşey düzelecek gibi..Süslenmemiş saf ve karşılıksız iyilik farkedilememezlikle lanetlenmiştir.Farkedilmeye de ihtiyacı yoktur.

Nefes

Nefes almak nedir? Bir nefes almaya ihtiyacım var ne demektir? Ne zaman nefes aldığının farkına vardın? Yoksa sadece hayat göngüsü bir refle...