Perili evlerin içinde saklanan güzelliklerin gizemini
anlamak kadar çarpıcı bir hikaye olurmuş bazen düşünmek
Kalp hücreleri aynı anda atmak istedikleri zaman aklın
iradesine alamadığı bir bilinmezlikten insana bir şeyler fısıldanırmış
Ve senden bir tane daha olmasını istediğin insanın toprağına
denizlerden gelen tuzun ve suyun acısı özlemek için okuduğun şiirin adı
olurmuş.Kendini yaşayabileceğin bir ruh ararsın.Kendin
olabileceğin...Değişmemelisin hiç birşeyle; bir bardak su içmenin mutluluğunu.
Uzan bir kez sıcak kuma.Kum tanesi gibi,bir yaprak gibi,bir
taş gibi,bir kuş gibi dinlen.
Kim olduğu hatırla.Ama ne zaman kim olduğumuzu hatırlamak
istesek başkaları gelir aklımıza.Çünkü etrafındakiler kadar yol kat
edebilirsin.İşte o kat edebildiğin yol seni oluşturur.Bir küçük menfaat yeter
hayatınızdaki duruşları..İnsanların artık yüzü iki değil çıkarına dönük!
İçindekilerden başka hayatın yok ve gerçekler insanın
istemediğini uzağında istediğini aklında tuttuğu her şeydir.
İnsan insana bişeyler mi katar yoksa bırakır mı? Uzun uzun
düşün.Hangisi daha olumlu.Karar veremedin di mi?Bu ayrımın farkına vardığında
hayatındaki bütün insanları gözden geçirecek ve sadeleşeceksin.Hafifleyeceksin.Zamanla...
Göremiyosanız,duyamıyorsanız değiştirin,Duya duya
seyredin,göre göre dinleyin.Ne yap ne et farkına var artık.Gerçeklik ile
geçiciliğin! Farkında mısın mecbur kalmadıkça sorumluluk almadığının? Ve çok
şey kaçırdığının..