Hayat seçim ve seçilimlerden ibarettir, seçilim sizin
elinizde değildir, kişinin bu durumu Tanrıya bağlaması doğaldır, ancak seçim
sizdedir! o yüzden seçimlerinizde titiz davranmalısınız, çünkü seçimleriniz
geleceğinizi tayin edecektir, yaşam uzun soluklu bir film ve bu filmin
yönetmenide sizsiniz, senaristide, kameramanıda oyuncusuda… O yüzden basite
kaçmayın, hayatınız gişe olup sizi herkes alkışlayabilir ama içinizdeki
yalnızlık ve başarısızlık duygusu sizi ömrünüz boyunca takip edecektir, çünkü
her gişe film kaliteli film değildir her hit şarkı, best seller kitap başarılı
değildir, gündemde pohpohlanan her siyasetçi, aktör veya aktris başarılı olmak
zorunda değildir, neden öyle değildir? Çünkü; hayat politik davranmayı
gerektirir, dürüstlük yalnızca medyatik bir olgu, insanlık tarihi boyunca bu
böyle süregelmiştir ne yazık… İdeal dünyada yani hükümlerin politize edilmediği
bir dünyada gişe film kaliteli filme eşittir ancak bu kirlenmiş ideolojik
dünyada “popüler olma çabası” takdir edilsede “yanlıştır”, eylemlerinizi
toplumun beğeni ölçütüne göre değil içinizdeki çocuğun size gülümsemesiyle
yakalayacağınız ruhani enerjiye adayın, işte ozaman gerçek erdemi yakalamış
olursunuz… Bunları somutlaştırmak adına birkaç örnek vermek istiyorum, Karayip
Korsanları filmi gişe rekorları kırmıştır herkes tarafından beğenilmiştir tüm
bu olumlu yaklaşımlar bu filmi gerçekten iyi yapmışmıdır? Mesele burda
derinleşiyor, “iyi” göreceli bir olgudur başarı öyle değildir, bir kimse veya şey için “iyi” derken bir orjin noktanız olmalıdır yani başlangıç noktası ondan
sonra o orjin noktasından buraya kadar iyi dersiniz ve miktar subjektif bir
gerçeklik kazanır, Günümüz insanlarının herşeyi kolay beğenmesi artık bir
gelenekken siz tercihlerinizi herkesin o “basit iyi” ölçütüne göremi yoksa
sizin görüş ve tercih standartlarınızın gerektirdiği “iyiye” göre mi
yapacaksınız? seçim sizin…